Okey oyunu ve tarihçesi
By admin
Türkler, masa oyunlarından okey ve tavla oyunlarını oynamaktan çok zevk alırlar. Evlerde, kahvehanelerde, piknikte, yaz aylarında deniz kenarlarında, kısacası hemen her yerde bu iki oyunu oynamaktan çok keyif alırlar. Tavla artık dünyanın her yerinde bilinen bir oyun olmasına karşın okey oyunu Çinden Türkiye’ye kadar orta ve uzak doğu ülkelerinde yaygın bir şekilde oynanmaktadır. Tavla hep zarla oynandığı halde okeyde sadece okeyi belirlemek için zar kullanılır. Tavla iki kişi ile oynanırken, okey iki, üç ya da dört kişi ile oynanabilen bir oyundur, ama okey yaygın olarak dört kişi ile oynanır.
Okey, dört ıstaka ve genelde, siyah, kırmızı, mavi ve sarı olmak üzere dört farklı renkten oluşan, üzerlerinde her bir renkte 1’den 13’e kadar rakamlar ve iki adet de sahte okey olan taşlardan oluşan bir oyundur. Genelde dört kişi ile oynanır, ancak 3 ya da iki kişi ile de oynanabilmektedir. Dört kişi ile oynanan bir oyunda, herkes taşları beşer beşer önüne dizer. Bir kişi taşları dağıtır. Her kişinin bir ıstakası olur ve taşları dağıtan kişi sağındakine onbeş adet diğerlerine ise ondörder adet taş verir. Onbeş taş alan kişi oyuna başlar ve eline per yapmaya yaramayacak herhangi bir taşı sağ tarafındaki boşluğa bırakır, sıradaki oyuncu da bu taşı, eline yarıyorsa alır ıstakasına koyar, ama yaramıyorsa yerden bir taş çeker. Ve o da işine yaramayan herhangi bir taşı sağ tarafına bırakır. Bu süreç ondört taşın hepsinin per olana kadar devam eder ve ondört taşı ilk olarak kim perler halinde düzenler ise ve elini açarsa o kazanmış olur. Farklı
yöntemlerle ve kurallarla oynayanlar vardır. Okey oyunu, paralı veya parasız çok keyifli bir oyundur, ancak zamanı olanlar içindir. Tavla oyunu da çok keyiflidir; okeyden farklarından biri daha kısa süreli bir oyun oluşudur.
Okey oyununun Tarihi
13. yüzyılda Çinliler tarafından oynana domino olduğu sanılmaktadır. 14. yüzyılda Acemler Çinliler ile ilişkiler kurduktan sonra bu oyunu öğrenmiş ve sık sık oynamaya başladılar, ve günümüze kadar bir çok değişikliğe uğrayarak günümüze kadar gelmiştir. O zamanlardaki adı, Arapça, “El Turaft”dır. Dominodaki sayıları belirleyen noktalı taşlar elde tutulurdu ancak bundan sıkılan Acemler taşları bir tahta parçasının üzerine koyarak oynamaya başladılar. Daha sonra da sayıları belirleyen noktaları rakamlarla değiştirdiler.




Eylül 28th, 2009



